<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Şiir, Siyaset ve Düşün</title>
	<atom:link href="http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hilalkaraaydin.net</link>
	<description></description>
	<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 21:15:34 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Varsayarak Bir Şeyler Yapalım</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/22/varsayarak-bir-seyler-yapalim/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/22/varsayarak-bir-seyler-yapalim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 21:12:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[Hayatın daha güzel olduğunu varsayalım
tahlillere girmeden, eğip bükmeden.
arayıp bulalım elem, keder, hüzün neymiş.
hevesle koşalım, tabii olacaksa içinizde birileri,
&#8220;ben buldum, gelin bende arayın&#8221; diyen.
sersefil gömleklerden, yırtılmış pantolonlara
leningrad&#8217;dan yazılan özgürlük şiirlerine
ve dahası yazılacak destanlara
oturup hüzünlenelim mi?
Hayatımın arta kalanında
birkaç ufak yalnızlık, birkaç büyük sevgi
birkaç ömür dokuyacağım.


Ocak 2010/ İzmir
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatın daha güzel olduğunu varsayalım<br />
tahlillere girmeden, eğip bükmeden.<br />
arayıp bulalım elem, keder, hüzün neymiş.<br />
hevesle koşalım, tabii olacaksa içinizde birileri,<br />
&#8220;ben buldum, gelin bende arayın&#8221; diyen.</p>
<p>sersefil gömleklerden, yırtılmış pantolonlara<br />
leningrad&#8217;dan yazılan özgürlük şiirlerine<br />
ve dahası yazılacak destanlara<br />
oturup hüzünlenelim mi?</p>
<p>Hayatımın arta kalanında<br />
birkaç ufak yalnızlık, birkaç büyük sevgi<br />
birkaç ömür dokuyacağım.<br />
<em></em></p>
<p><em></em></p>
<p><em>Ocak 2010/ İzmir</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/22/varsayarak-bir-seyler-yapalim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zamanla</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/15/zamanla/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/15/zamanla/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 02:09:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Sessiz, sakin ve huzur dolu günlerdi;
gözlerinden süzülen parıltılar,
akşamları bir hüzün tünerdi;
baykuş gibi belleğimde hatıralar.
Ruhundan bir kıl çekilmiş gibi;
sahilde lambalar sönerdi,
kırılış anı gibi bir vazonun;
ellerin,
ellerimde dinerdi.
Ocak 2010/ Ankara
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sessiz, sakin ve huzur dolu günlerdi;<br />
gözlerinden süzülen parıltılar,<br />
akşamları bir hüzün tünerdi;<br />
baykuş gibi belleğimde hatıralar.</p>
<p>Ruhundan bir kıl çekilmiş gibi;<br />
sahilde lambalar sönerdi,<br />
kırılış anı gibi bir vazonun;</p>
<p>ellerin,<br />
ellerimde dinerdi.</p>
<p><em>Ocak 2010/ Ankara</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/15/zamanla/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çay</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/03/cay/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/03/cay/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 14:52:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fotoğraflar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[
 
Bir bardak çay,
bir de küflü bir grissini&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="Çay" src="http://img695.imageshack.us/img695/7522/img3737e.jpg" alt="" width="315" height="420" /></p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;">Bir bardak çay,</p>
<p style="text-align: center;">bir de küflü bir grissini&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2010/01/03/cay/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kadın</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/12/22/bir-kadin/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/12/22/bir-kadin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 00:30:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[
-denizin sükuneti içinde
yalılardan yükselen ud sesleri-
 
Bir kadın;
şalını boynuna dolar,
feracesinin içinde
yüzer gibi gelirdi.
 
Saçları bukleli,
gözlerine uzanır,
dudakları deniz gibiydi.
 
Aralık 2009, Ankara
Resim: Nilgün Altan
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Balıkçı Teknesi" src="http://img704.imageshack.us/img704/3510/nilgunaltanbalikcitekne.jpg" alt="" width="420" height="315" /></p>
<p><em>-denizin sükuneti içinde</em></p>
<p><em>yalılardan yükselen ud sesleri-</em></p>
<p> </p>
<p>Bir kadın;</p>
<p>şalını boynuna dolar,</p>
<p>feracesinin içinde</p>
<p>yüzer gibi gelirdi.</p>
<p> </p>
<p>Saçları bukleli,</p>
<p>gözlerine uzanır,</p>
<p>dudakları deniz gibiydi.</p>
<p> </p>
<p><em>Aralık 2009, Ankara</em></p>
<p><em>Resim: Nilgün Altan</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/12/22/bir-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gel</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/12/20/gel/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/12/20/gel/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 03:44:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar bilmemkaçıncı uykularındayken gel.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsanlar bilmemkaçıncı uykularındayken gel.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/12/20/gel/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Savrulmak -oradan oraya-</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/15/savrulmak-oradan-oraya/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/15/savrulmak-oradan-oraya/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 18:44:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fotoğraflar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[-Sessiz, sedasız bir geliş-gidişti bu. -

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>-Sessiz, sedasız bir geliş-gidişti bu.</em> -</p>
<p><img class="alignnone" title="İzmir" src="http://img81.imageshack.us/img81/6760/img3359e.jpg" alt="" width="420" height="315" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/15/savrulmak-oradan-oraya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hatırlanan Akşamlar</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/13/hatirlanan-aksamlar/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/13/hatirlanan-aksamlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 22:06:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=180</guid>
		<description><![CDATA[Orada duruyor işte,
tokan, cımbızın, tarağın.
Kayboldu gitti yastığımda saçların.
Evimizden kalan;
son kullanılmış sabunda kokunu arandım,
son anlamlı kelimeleri buldum kitaplıkta,
seslerden kalan.
Kibritler yaktım, mumlar, lambalar.
Hatırlayabilmek içindi bütün anılar.
04.11.2009/ Ankara
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Orada duruyor işte,<br />
tokan, cımbızın, tarağın.<br />
Kayboldu gitti yastığımda saçların.</p>
<p>Evimizden kalan;<br />
son kullanılmış sabunda kokunu arandım,<br />
son anlamlı kelimeleri buldum kitaplıkta,<br />
seslerden kalan.</p>
<p>Kibritler yaktım, mumlar, lambalar.<br />
Hatırlayabilmek içindi bütün anılar.</p>
<p>04.11.2009/ Ankara</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/13/hatirlanan-aksamlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Susarken</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/04/susarken/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/04/susarken/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 21:28:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[kim bilir
ne hayaller kurulmuştur
sahiplendiğim bu yastıkta,
yalnız bir adamın arsız düşünceleri,
penceremin baktığı bu sokakta,
bu masada,
bu kalemde,
bu zamanda,
bu ramazanda&#8230;
25.08.2009/ Ankara
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kim bilir<br />
ne hayaller kurulmuştur<br />
sahiplendiğim bu yastıkta,<br />
yalnız bir adamın arsız düşünceleri,<br />
penceremin baktığı bu sokakta,<br />
bu masada,<br />
bu kalemde,<br />
bu zamanda,<br />
bu ramazanda&#8230;</p>
<p>25.08.2009/ Ankara</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/11/04/susarken/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Anlamlandırma Çalışması</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/10/28/anlamlandirma-calismasi/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/10/28/anlamlandirma-calismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 03:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[






 

Günlerin nereye gideceğini bilmiyorum, ne yazık ki. (Hepimiz gibi.)
Misal; şu kelimeleri sıralamaya başlamadan önce kaplamaya başladığım kitabın, ertesi sabahı tarafımca kaplanmış görebileceğinin bir teminatı yok.
Tesadüfler zincirinin/ zincirlerinin nasıl da karışmadan ve birbirinin yolunu tıkamadan yeni halkalarla çoğaldığını, gün geçtikçe ve hayat sanki bir insanmış ve biz içinde yaşayan mikroorganizmalarmışız gibi düşündükçe önemsemiyorum. Bir güç, ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></a></div>
<div><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></a></div>
<p><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></p>
<div><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></a></div>
<p><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></a><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></a><a href="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg"></a></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<div class="mceTemp mceIEcenter"><img class="aligncenter" src="http://img17.imageshack.us/img17/403/img01687kck.jpg" alt="" width="420" height="315" /></div>
<p>Günlerin nereye gideceğini bilmiyorum, ne yazık ki. (Hepimiz gibi.)</p>
<p>Misal; şu kelimeleri sıralamaya başlamadan önce kaplamaya başladığım kitabın, ertesi sabahı tarafımca kaplanmış görebileceğinin bir teminatı yok.</p>
<p>Tesadüfler zincirinin/ zincirlerinin nasıl da karışmadan ve birbirinin yolunu tıkamadan yeni halkalarla çoğaldığını, gün geçtikçe ve hayat sanki bir insanmış ve biz içinde yaşayan mikroorganizmalarmışız gibi düşündükçe önemsemiyorum. Bir güç, ya da bir etki mekanizması bunu kurarken belli oranlarda bizden karıştırarak bir karışım yapıyor ve &#8220;yaşam&#8221; hayat&#8217;ın içinde milyarlarca mikroorganizmanın yalnızca birer birey olduğu sanrısı haline dönüşüyor.. Evet, bu tehlikeli bir düşünce.</p>
<p>Son zamanlarda, neyin çırpınışıyla bir yere gelmeyi umduğumu bilmiyorum.</p>
<p></a></p>
<p></a></a></p>
<p></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/10/28/anlamlandirma-calismasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşanmışlık</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/05/22/yasanmislik/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/05/22/yasanmislik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 08:37:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=164</guid>
		<description><![CDATA[
Bırak, öylece kalsın hayat bittiği yerde&#8230;


Bulaşıklıkta tabaklar,
askıda elbiseler,
sehpada ağzına kadar dolu kül tablası
ve kuruduktan sonra yere düşmüş gayrimeşru karanfil,
bırak yerde kalsın&#8230;


Onüç Günün Mektupları&#8217;nı okudum sana geçen gece, çok severdin. Koltukaltımdan yükselen sızı yine canımı yaktı, olsaydın &#8220;Bir doktora ne zaman görüneceksin?&#8221; derdin. Bıraktım okumayı, sana baktım pencereden, bir sigarayla seni izledim, yağmurluydun&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Yaşanmışlık" src="http://img132.imageshack.us/img132/6573/yasanmislik.jpg" alt="" width="420" height="315" /></p>
<p><em>Bırak, öylece kalsın hayat bittiği yerde&#8230;</em></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p>Bulaşıklıkta tabaklar,</p>
<p>askıda elbiseler,</p>
<p>sehpada ağzına kadar dolu kül tablası</p>
<p>ve kuruduktan sonra yere düşmüş gayrimeşru karanfil,</p>
<p>bırak yerde kalsın&#8230;</p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><em>Onüç Günün Mektupları&#8217;nı okudum sana geçen gece, çok severdin. Koltukaltımdan yükselen sızı yine canımı yaktı, olsaydın &#8220;Bir doktora ne zaman görüneceksin?&#8221; derdin. Bıraktım okumayı, sana baktım pencereden, bir sigarayla seni izledim, yağmurluydun&#8230;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/05/22/yasanmislik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İsimsiz&#8217;dir</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/05/18/isimsizdir/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/05/18/isimsizdir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 17:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=156</guid>
		<description><![CDATA[ 
-Şairler kervanında, heybesini sırtından düşürmeden yıllardır yürüyen bir dostumun şiiridir. -


Ağır bir şilep geçer
Yalnızlığımın orta limanından,
Bir sızı kalır
3&#8242;e 5 kala
Nöbet çetelesinde soluklanır
Uykusuzluğum
Kocaman çığlıklar olur,
Yırtar gökyüzünü
Dumanı üzerinde bir denizden
Yeni ve bir o kadar eskilerden çıkar
Boşvermişliğin softa başkaldırısı
Ve sahip olamadığım
Hayatın
Şiir dinletisinden ötelenmiş
Senli ibareleri&#8230;
Ağır bir şilebin dümensuyunda
Kaybolur
Bir sızı kalır
3&#8242;e 5 kala
3&#8242;ü 5 geçe&#8230;
13mayıs09/ İstanbul
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p class="MsoNormal"><em>-Şairler kervanında, heybesini sırtından düşürmeden yıllardır yürüyen bir dostumun şiiridir. -</em></p>
<p class="MsoNormal"><em><br />
</em></p>
<p>Ağır bir şilep geçer</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;">Yalnızlığımın orta limanından,</p>
<p>Bir sızı kalır</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;">3&#8242;e 5 kala</p>
<p>Nöbet çetelesinde soluklanır</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;">Uykusuzluğum</p>
<p style="text-align: center;">Kocaman çığlıklar olur,</p>
<p>Yırtar gökyüzünü</p>
<p>Dumanı üzerinde bir denizden</p>
<p>Yeni ve bir o kadar eskilerden çıkar</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;">Boşvermişliğin softa başkaldırısı</p>
<p>Ve sahip olamadığım</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;">Hayatın</p>
<p>Şiir dinletisinden ötelenmiş</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;">Senli ibareleri&#8230;</p>
<p>Ağır bir şilebin dümensuyunda</p>
<p style="text-align: left; padding-left: 30px;">Kaybolur</p>
<p>Bir sızı kalır</p>
<p>3&#8242;e 5 kala</p>
<p>3&#8242;ü 5 geçe&#8230;</p>
<p>13mayıs09/ İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/05/18/isimsizdir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ah neden gittin?</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/13/ah-neden-gittin/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/13/ah-neden-gittin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 22:25:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.net/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[
Cumartesi günüydü, 11 Nisan 2009, saat öğlen oniki civarı, gelen telefon ve çocukluğumda Eskişehir&#8217;deki tatillerimde geçirdiğim güzel günlerin hüzne boğulmasıyla anlamsızlaşan hayati heyecanlar geride kaldı..
Bir bahar sabahı, güzel bir gün ve yiten dağ gibi bir can, güzel bir yüz, güzel bir ruh&#8230; Babamın sesi titriyordu telefonda; &#8220;Halan vefat etti oğlum.&#8221; diyebildi, &#8220;Tamam baba.&#8221; diyebildim duraksamalardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="Karanlık" src="http://img25.imageshack.us/img25/8716/siyahguf.jpg" alt="Karanlık" width="420" height="315" /></p>
<p>Cumartesi günüydü, 11 Nisan 2009, saat öğlen oniki civarı, gelen telefon ve çocukluğumda Eskişehir&#8217;deki tatillerimde geçirdiğim güzel günlerin hüzne boğulmasıyla anlamsızlaşan hayati heyecanlar geride kaldı..</p>
<p>Bir bahar sabahı, güzel bir gün ve yiten dağ gibi bir can, güzel bir yüz, güzel bir ruh&#8230; Babamın sesi titriyordu telefonda; &#8220;<strong>Halan vefat etti oğlum.</strong>&#8221; diyebildi, &#8220;<strong>Tamam baba.</strong>&#8221; diyebildim duraksamalardan sonra, titreyerek. Onun bir daha olmayacağını düşündüm önce, bir daha &#8220;<strong>Hilalım</strong>&#8221; diye <strong>ünleyemeyecekti </strong>beni, bir daha ziyarete gittiğimde, ayrılırken &#8220;<strong>Gitmeyeydiniz ya Hilalım</strong>&#8221; diyemeyeceğini düşündüm. İşten izin aldım, doğru terminale gittim, Eskişehir&#8217;e vardığımda akşam 5&#8242;ti saat, güneş o kadar güzel fakat ruhuma o kadar üzüntü dolduruyordu ki, &#8220;<strong>Bir bahar sabahı gittin, bıraktın Halam</strong>&#8221; diyordum eve gidene kadar, &#8220;<strong>boşluk bıraktın, yarım bıraktın işlerini, dertlerin öksüz kaldı Halam.</strong>&#8221; &#8230; İçimde tarifi zor bir burukluk, acı ve özlem vardı, geri gelmeyeceğini bildiğim için. Babaannem öldüğünde de aynı hüznü yaşamıştım&#8230;</p>
<p>Babamlar geldi akşam, 5-10 dk oturup çıktık, halamın ömrünün geçtiği o sokağa, o eve yürüdük, her karışında bir keder, bir acı nöbet tutuyordu o gece, geceler artık halamsız olacak, halama artık hep gece olacaktı, kabullenmesi çok zordu, çok zordu bu acı, dayanması çok zordu&#8230; Evden içeri girdim, büyük halam -ki hayatımda ilk defa gördüm- sarıldı boynuma; &#8220;<strong>Hani halan nerde Hilal, halanız nerede Hilal, gitti halanız Hilal, bıraktı gitti gardeş, gardeş gitti gardeş&#8230;</strong>&#8221; cümlelerini defalarca tekrar etti, gözlerine baktım, yüzüne baktım, babaanneme benziyordu, &#8220;<strong>Halam olmalısın.</strong>&#8221; dedim, &#8220;<strong>Evet</strong>&#8221; dedi &#8220;<strong>Zehra Halanım.</strong>&#8220;. Sonra halamın büyük kızı sarıldı boynuma, &#8220;<strong>Halan gitti Hilal, bıraktı gitti bizi, yok artık Halan.</strong>&#8221; dedi, birkaç dakika ağladı boynumda, aldılar kollarımdan, yok gibiydi, bitkindi, çaresizdi. Diğer kuzenlerimle de kucaklaştık, yeğenlerimle kucaklaştık, babam girdi arkadan, annem girdi, evden ağıtlar yankılanıyordu mahalleye, karanlıkta içimde bir şeyler koptu gitti, gözlerim halamın fotoğrafını aradı her zamanki yerinde ama kendisi gibi fotoğrafı da yoktu, olmayacaktı&#8230;</p>
<p>Gecenin geç vaktinde eve gittik yürüyerek, suskun ve biçareydik, giden gitmişti, evet Halam artık gitmişti&#8230; Yarı uyur yarı uyanık geceyi geçirdik, sabah erkenden kalkıp Cem Evi&#8217;ne doğru yola koyulduk, yolda sela verildi, Halam&#8217;ın öldüğünü duyuruyorlardı 50 metre sol tarafımızda, durduk, dinledik, gözlerimizi yere düşürdük ve devam ettik&#8230; Getirdiler halamı bir minibüsle morgdan, indirdik, gasilhaneye götürdük, yüzünü açtılar, gördük, feryatlar, ağıtlar katlandı, gözyaşlarıyla yıkadık halamı, gözyaşlarımızla yıkadık onu&#8230; O artık yoktu. Ölü gibi değildi yüzü, can doluydu, nur doluydu, gözlerini açsa gülümserdi, ama o artık yoktu&#8230; Çıkardık dışarı babamı, büyük halam ve amcamla beraber oturttuk koltuklara, üçü de ağlıyor, üçü de muhasebe yapıyorlardı; &#8220;<strong>Derdinden öldü, cefakar, fedakar gardeş&#8230;</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Gardeeş gardeeeş, bıraktın gittin gardeş, kalk da ben yatayım gardeeeş&#8230;</strong>&#8220;&#8230; Büyük halam gasil taşında halamın yanına uzanmak istedi, izin vermediler, bir bağrına vurdu, bir duvarlara vurdu, bir halamı öptü, cansız bedenini, solgun yüzünü&#8230; Evet, o artık yoktu, olmayacaktı&#8230; Üç defa girip çıktım gasilhaneye, üç defa gördüm yüzünü, dokundum, ağladım, üç defa umut ettim &#8220;<strong>Halam, açsan ya gözlerini&#8230;</strong>&#8220;, açmadı, duymadı. Yıkandı, yıkadılar, tabuta koyduk battaniyeye sarılı bedenini, karanlıktan da çok korkardı, ama sıkı sıkı sarılmış bedenini koyduk sıra sıra tahtaların içine. O artık biraz daha yoktu, biraz daha kesildi umudum. Bir süre sonra cenaze arabası geldi, arkasına koyduk ve mezarlığa götürdü, arkasından bir arabayla biz de gittik, hocayı bekledik 2 saate yakın mezarlıkta, sıcakta bekledi halamın cansız yüzü, gözü, kalbi&#8230; Geldi hoca, cenaze namazını kıldık, iki karış yere sığdı halam, karanlığın mabedine bıraktık halamı, üstüne toprak attık, kapattık&#8230; O artık hiç yoktu, hiç olmayacaktı&#8230; Kalbimize dokunan sesi, hatıraları kaldı, fotoğrafları kaldı, kendi gitti, bizleri yalnız bıraktı. Korkuyordun hala, karanlıktan korkuyordun, neden gittin? Çok erkendi halam, çok erkendi&#8230;</p>
<p><strong>Vah Halam vah&#8230;</strong></p>
<p><strong>Derdi büyük, gönlü büyük cefakar Halam, çok erken oldu, böyle bırakmayacaktın bizi&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/13/ah-neden-gittin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel Havalar</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/09/guzel-havalar/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/09/guzel-havalar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 21:54:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Beni bu güzel havalar mahvetti,
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
böyle havada aşık oldum;
eve ekmekle tuz götürmeyi
böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti..
Orhan Veli KANIK
Aynen Üstadım, aynen&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beni bu güzel havalar mahvetti,<br />
böyle havada istifa ettim<br />
evkaftaki memuriyetimden.<br />
Tütüne böyle havada alıştım,<br />
böyle havada aşık oldum;<br />
eve ekmekle tuz götürmeyi<br />
böyle havalarda unuttum;<br />
Şiir yazma hastalığım<br />
hep böyle havalarda nüksetti;<br />
Beni bu güzel havalar mahvetti..</p>
<p>Orhan Veli KANIK</p>
<p><em>Aynen Üstadım, aynen&#8230;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/09/guzel-havalar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>And The Day That Never Comes</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/08/and-the-day-that-never-comes/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/08/and-the-day-that-never-comes/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 21:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fotoğraflar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=143</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="And The Day That Never Comes" src="http://img12.imageshack.us/img12/8175/sonalb.jpg" alt="" width="420" height="315" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/08/and-the-day-that-never-comes/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dost Meclisi</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/08/dost-meclisi/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/08/dost-meclisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 01:18:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=135</guid>
		<description><![CDATA[-Geceleri ağlayana&#8230;-
Gecenin denizinden çıkıp gelen şairler
oturdular yanıma, konuştular derin derin
sarıldılar boynuma,
&#8220;Teselliler sizin olsun efendiler buyrun gelin hatrıma,
sizden ricam şudur ki; dokunmayın dostuma.&#8221;
Ağlamış ama güzel göz durulmaz bu fırtına,
sesin sesine değmişse
düşülmez mi ardına?
Nisan 2009, Ankara
(İyilerin ağlamaları, mutlak mutlulukla sona ermeli.)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em>-Geceleri ağlayana&#8230;-</em></p>
<p>Gecenin denizinden çıkıp gelen şairler<br />
oturdular yanıma, konuştular derin derin<br />
sarıldılar boynuma,</p>
<p>&#8220;Teselliler sizin olsun efendiler buyrun gelin hatrıma,<br />
sizden ricam şudur ki; dokunmayın dostuma.&#8221;</p>
<p>Ağlamış ama güzel göz durulmaz bu fırtına,<br />
sesin sesine değmişse<br />
düşülmez mi ardına?</p>
<p><em>Nisan 2009, Ankara</em></p>
<p><em>(İyilerin ağlamaları, mutlak mutlulukla sona ermeli.)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/08/dost-meclisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217; da Yağmurlu Bir Gün</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/07/ankara-da-yagmurlu-bir-gun/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/07/ankara-da-yagmurlu-bir-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 19:04:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Ankara çok güzeldi.

Gün ne kadar kötü başlasa da benim için, oldukça güzel devam etti. Öğlen hafif hafif yağmaya başlayan yağmur, akşama doğru iyice hızlandı ve şehir bulutlarla kaplandı. Ankara&#8217; nın en çok bu melankolik havasını, bir de sonbahar-kış arasındaki git-gellerle dolu havasını seviyorum.








Saat 20:00 olmak üzereyken yazıyorum bu yazıyı ve halen dışarıda yağmurun getirdiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Bugün Ankara çok güzeldi.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="Yağmurlu Bir Ankara Günü" src="http://img13.imageshack.us/img13/3166/yagmurlubirankarakck.jpg" alt="" width="200" height="150" /></p>
<p style="text-align: center;">Gün ne kadar kötü başlasa da benim için, oldukça güzel devam etti. Öğlen hafif hafif yağmaya başlayan yağmur, akşama doğru iyice hızlandı ve şehir bulutlarla kaplandı. Ankara&#8217; nın en çok bu melankolik havasını, bir de sonbahar-kış arasındaki git-gellerle dolu havasını seviyorum.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">Saat 20:00 olmak üzereyken yazıyorum bu yazıyı ve halen dışarıda yağmurun getirdiği hoş bir serinlik ve toprak kokusu var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/07/ankara-da-yagmurlu-bir-gun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/06/izmir/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/06/izmir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 23:31:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[
Bu fotoğrafı 2 Nisan 2007 tarihinde çekmiştim. İzmir&#8217;i ne zaman özlesem açar bakarım. :] İzmir çok derin bir şehir, orada geçirilen yıllar varsa, ya da aylar -kimilerine günler bile yeter- o günlere dönmek ilerideki planlar arasına yerleştirilmiş demektir. İlkbaharda, Nisan ayında bilhassa, gündüzleri kavurmayan güneş, akşamları hafif esintisiyle İnciraltı Sahil mesela, ya da Alsancak Sahil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="İzmir" src="http://img7.imageshack.us/img7/6296/izmir.jpg" alt="" width="420" height="315" /></p>
<p style="text-align: center;">Bu fotoğrafı 2 Nisan 2007 tarihinde çekmiştim. İzmir&#8217;i ne zaman özlesem açar bakarım. :] <strong>İzmir</strong> çok derin bir şehir, orada geçirilen yıllar varsa, ya da aylar -kimilerine günler bile yeter- o günlere dönmek ilerideki planlar arasına yerleştirilmiş demektir. İlkbaharda, Nisan ayında bilhassa, gündüzleri kavurmayan güneş, akşamları hafif esintisiyle <strong>İnciraltı Sahil </strong>mesela, ya da <strong>Alsancak Sahil</strong> sizi şehrin büyüsüne dahil etmeye yetebilir. <strong>Karşıyaka</strong> ve <strong>Bostanlı</strong>&#8216; dan kalkan vapurların ışıkları, denizin üstünde dans eden yük gemilerinin güvertesinde kurulmuş çilingir sofraları ve kamarotların efkarlı müzikleri hayallerinize ortak olabilir. Kandiller yakıldığında kıyıdaki ufak teknelerde, görüp görebileceğiniz en güzel manzaraya sahip olursunuz. Kesinlikle o anları ömrünüzde bir defa da olsa yaşamalısınız&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/06/izmir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Sokağım</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/05/benim-sokagim/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/05/benim-sokagim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 23:12:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[Sol yanağındaki çukur daha mı derin? Yoksa beni mi kandırıyorsun?
Sakın yapma!..
Zaye&#8217;m..

Akşamüstü dinginliğinde bakılırdı pencerelerden. Usulca belirirdi tek tek meraklı gözler. Benim sokağımda otururdu kadınlar kapı önlerinde, ve de çocuklar yakartop oynarlardı.
Benim sokağımda ne ağlardı ne de kavga ederdi mercan gözlü kürt çocukları, yalnızca haklarını ararlardı. Benim sokağımda sis vardı, kömür kokusu vardı, kapıların önüne serilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sol yanağındaki çukur daha mı derin? Yoksa beni mi kandırıyorsun?</p>
<p>Sakın yapma!..</p>
<p>Zaye&#8217;m..</p>
<p><img class="alignleft" title="Benim Sokağım" src="http://img27.imageshack.us/img27/1671/sokak.jpg" alt="" width="200" height="150" /></p>
<p>Akşamüstü dinginliğinde bakılırdı pencerelerden. Usulca belirirdi tek tek meraklı gözler. Benim sokağımda otururdu kadınlar kapı önlerinde, ve de çocuklar yakartop oynarlardı.</p>
<p>Benim sokağımda ne ağlardı ne de kavga ederdi mercan gözlü kürt çocukları, yalnızca haklarını ararlardı. Benim sokağımda sis vardı, kömür kokusu vardı, kapıların önüne serilen çamaşırlarım vardı. Tahtadan pencereler vardı kahverengi boyalı, gacırtısıyla ünlü. Çay kokardı kavhehanenin önü, nargile dumanına boğulurdu dedelerin tümü..</p>
<p>Muhallebici amca vardı. Saçları da bembeyazdı, arada bir sağlık ocağına uğrardı.</p>
<p>Geceleri karanlık olmazdı sokağım,<br />
ışıklar parlardı bir bir evlerin pencerelerinden,<br />
gelecek parlardı bir evden,<br />
biri olmazsa diğerinden&#8230;</p>
<p><em>Aralık 2006, İzmir</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/05/benim-sokagim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Baharım Ol</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/05/baharim-ol/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/05/baharim-ol/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 00:35:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[Devrilse yanan kandil,
perdemin yerlerde sürünen
eteğine
Yaprakların arasından
çıt kırıldım serçeler
konsa pencereme
Menekşe ve sümbüllerin
iç gıcıklayan kokusuna bürünse
bahar
ve
ellerin
gözlerimde olsa,
kapatsa da güneşimi.
Nisan 2009, Ankara
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devrilse yanan kandil,<br />
perdemin yerlerde sürünen<br />
eteğine</p>
<p>Yaprakların arasından<br />
çıt kırıldım serçeler<br />
konsa pencereme</p>
<p>Menekşe ve sümbüllerin<br />
iç gıcıklayan kokusuna bürünse<br />
bahar</p>
<p>ve</p>
<p>ellerin<br />
gözlerimde olsa,<br />
kapatsa da güneşimi.</p>
<p><em>Nisan 2009, Ankara</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/05/baharim-ol/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Parasız, Eşit ve Adil Eğitim Hakkı</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/04/parasiz-esit-ve-adil-egitim-hakki/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/04/parasiz-esit-ve-adil-egitim-hakki/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 13:32:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[Bir ülkenin can damarı, eğitim yuvaları, ilköğretiminden, üniversitesine, bu kadar acınacak haldeyse, elbette düşünülmesi, üzerinde kafaların yorulması mecburidir.
Hiçbir şekilde verim alınamayan eğitim sistemimiz, çökme noktasında yıllardır sayıp durmaktadır. Her ilde birkaç  ilköğretim okulu, lise, birkaç vakıf ve devlet üniversitesi dışında, ne eğitim ne de bilim adına bir şeyler yapılmaktadır. Çarpık çurpuk siyasi örgütlenmeler, faşist [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Bir ülkenin can damarı, eğitim yuvaları, ilköğretiminden, üniversitesine, bu kadar acınacak haldeyse, elbette düşünülmesi, üzerinde kafaların yorulması mecburidir.</p>
<p style="text-align: center;">Hiçbir şekilde verim alınamayan eğitim sistemimiz, çökme noktasında yıllardır sayıp durmaktadır. Her ilde birkaç  ilköğretim okulu, lise, birkaç vakıf ve devlet üniversitesi dışında, ne eğitim ne de bilim adına bir şeyler yapılmaktadır. Çarpık çurpuk siyasi örgütlenmeler, faşist saldırılar, uyuşturucu çeteleri, okul kavgaları, okulların; özellikle liselerin önlerinde duran polis ekip arabaları, yapılan yolsuzluklar, din kültürü derslerinin şeriatla bezenmiş olması, vs gibi sorunlar <strong>eğitime çalınmış kara leke değil de, eğitim; bunların üzerinde, okyanusta damla misali, beyaz bir &#8220;leke&#8221; olarak durmuyor mu sizce de? </strong></p>
<p style="text-align: center;">Allah Allah nidalarıyla akranlarının üzerine koşan gencecik bireylerin bu hırsı nereden geliyor? Belki de hiçbir zaman olmayacağı, olmak istemeyeceği vizyonlara sokulan bu &#8220;gelecek&#8221; teminatları, saldırıdan, kandan neden bu kadar hoşlanıyor? Bunu kim empoze ediyor? Eğitime bile derin devleti karıştırabilmek, tertemiz beyinleri yıkayabilmek, bu ülkede en kolay yapılan işlerden birisi haline geldiyse -hem de devletin eğitim kurumlarında-<strong> bunu kim yapıyor, maşalar kim, amaç ne, araç ne? </strong></p>
<p>Okulsuz, öğretmensiz, kitapsız, deftersiz yetişen milyonlarca ufacık çocuğun, ellerini pamuk tarlalarında, dağda, bayırda para kazanmak için kanatması, <strong>nasır tutması o ellerin, kimlerin eseri? Kimlerin amacı bu? Yapılan bu ayrım, daha annesinin rahmine düştüğü andan itibaren araya </strong><strong>koyulan sınıfsal fark neden?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Bugün üniversitelerde silahlar çekiliyor, liselerde bıçaklar kalemden çok sayıda bulunuyorsa, birilerinin, kesinlikle bir yerde değil her yerde yanlış yaptığı, bu yanlışı bile isteye yaptığı gerçeği gözlerimizden kaçmıyor ve kaçmayacak da. Eğitimli halklar her zaman kendi doğru yolunu, mantığı rehber seçerek, bulmuştur, her zaman zekâsının ve düşüncelerinin baskısını hissettirmiştir. Otorite korkmuş ve her attığı adımda, halkın nefesinin sıcaklığını ensesinde duymuştur. Ancak<strong> eğitilmeyen</strong> halklar, her zaman kandırılmış, ezilmiş ve sonunda hep posası atılmış, sistemin getirdiği, düzenin getirdiği yeni bir sömürücü lidere her zaman sonsuz inanmış, aklını rafa kaldırmıştır. Sorgulamayı, eleştirmeyi günah saymış, ve çoğu zaman çoluğunun çocuğunun geleceğini her akşam kömür sobalarında yakmıştır, kimi zaman tarhanasına katmıştır, kimi zaman çayına şeker olarak atmıştır. Yoksulluğun, bu eziyetlerin yaratıcısı olduğunu anlayamamış ve hep ezilmeye mahkum bırakılmıştır.. Ne yazık ki suçlu; vicdanı, insafı, namusu eksik kişiliksizlerin, bitmek tükenmek bilmeyen <strong>ülke satma</strong> tutkularıdır.. <strong>Gelecek satma</strong> tutkularıdır.. <strong>Ruhlarını satma</strong> tutkularıdır..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/04/parasiz-esit-ve-adil-egitim-hakki/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İkaz</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/03/ikaz/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/03/ikaz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 18:12:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[İkaz lambası gibi
yanıp sönerken
sehpamdaki kalın mum,
yaşıyordum
olabildiğince hızlı
ve kaygılı,
korkularım vardı,
keza umutlarımla ardışık,
ömrümün sonuna üç-beş sevda yaklaşık..
Mart 2009, Ankara
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İkaz lambası gibi<br />
yanıp sönerken<br />
sehpamdaki kalın mum,</p>
<p>yaşıyordum<br />
olabildiğince hızlı<br />
ve kaygılı,</p>
<p>korkularım vardı,<br />
keza umutlarımla ardışık,</p>
<p>ömrümün sonuna üç-beş sevda yaklaşık..</p>
<p><em>Mart 2009, </em><em>Ankara</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/03/ikaz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>-De&#8217;li Geçmiş Zaman</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/02/deli-gecmis-zaman/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/02/deli-gecmis-zaman/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 22:37:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiirlerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Susmalarda yitirilen,
ufak dudak paylarıydı
kadehlerde,
terk edilenler çekilmişti köşelerine
köy istasyonu sessizliğinde..
Hikaye anlatır gibi,
ninni söyler gibi,
tatlı ve dingindi sesler
sözlerde,
masumdu bakışlar
kahverengi gözlerde..
Uçurtmaların dahi keşfedemediği
maviliklerde,
özgürlük düşlüyordum kapkara gecelerde,
anlatamadığım hüzünler
dile geldi hecelerde&#8230;
Mart 2009,  Ankara
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Susmalarda yitirilen,<br />
ufak dudak paylarıydı<br />
kadehlerde,<br />
terk edilenler çekilmişti köşelerine<br />
köy istasyonu sessizliğinde..</p>
<p>Hikaye anlatır gibi,<br />
ninni söyler gibi,<br />
tatlı ve dingindi sesler<br />
sözlerde,<br />
masumdu bakışlar<br />
kahverengi gözlerde..</p>
<p>Uçurtmaların dahi keşfedemediği<br />
maviliklerde,<br />
özgürlük düşlüyordum kapkara gecelerde,<br />
anlatamadığım hüzünler<br />
dile geldi hecelerde&#8230;</p>
<p><em>Mart 2009,  Ankara</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/02/deli-gecmis-zaman/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Merhaba!</title>
		<link>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/02/merhaba/</link>
		<comments>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/02/merhaba/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 22:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hilalkaraaydin.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[
Uzunca yıllar çeşitli blog sistemlerinde, aynı isimle elektronik günlük tutuyordum. Şiirler, yazılar, kimi zaman resimler ve fotoğraflar ekleyerek içimden geçenleri paylaşıyordum. Bir süre önce &#8220;Artık bir alan adı alıp herhangi bir sisteme bağlı olmadan yazmalıyım, paylaşmalıyım.&#8221; dedim ve kısa süre içerisinde de bunu hayata geçirdim. İlk yazıların genel havası, &#8220;Merhaba ey sevgili ziyaretçi.&#8221; havasındadır ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone" src="http://img9.imageshack.us/img9/9751/welcomewxo.jpg" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us" /></p>
<p style="text-align: center;">Uzunca yıllar çeşitli blog sistemlerinde, aynı isimle elektronik günlük tutuyordum. Şiirler, yazılar, kimi zaman resimler ve fotoğraflar ekleyerek içimden geçenleri paylaşıyordum. Bir süre önce &#8220;<strong>Artık bir alan adı alıp herhangi bir sisteme bağlı olmadan yazmalıyım, paylaşmalıyım.</strong>&#8221; dedim ve kısa süre içerisinde de bunu hayata geçirdim. İlk yazıların genel havası, &#8220;<strong>Merhaba ey sevgili ziyaretçi.</strong>&#8221; havasındadır ya hep, ben de öyle başladım işe adet yerini bulsun diye.</p>
<p style="text-align: center;">Umuyorum ki; yazma ve paylaşma şevkim kırılmadan, ömrümün sonuna kadar düşüncelerimi bu şekilde aktarabileyim ve eleştirmek istediğiniz, yorum yapmak istediğiniz, bir şeyler eklemek istediğiniz düşüncelerimi beraber tartışabilelim, konuşabilelim..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hilalkaraaydin.net/index.php/2009/04/02/merhaba/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
