Yaşanmışlık
22 05 2009
Bırak, öylece kalsın hayat bittiği yerde…
Bulaşıklıkta tabaklar,
askıda elbiseler,
sehpada ağzına kadar dolu kül tablası
ve kuruduktan sonra yere düşmüş gayrimeşru karanfil,
bırak yerde kalsın…
Onüç Günün Mektupları’nı okudum sana geçen gece, çok severdin. Koltukaltımdan yükselen sızı yine canımı yaktı, olsaydın “Bir doktora ne zaman görüneceksin?” derdin. Bıraktım okumayı, sana baktım pencereden, bir sigarayla seni izledim, yağmurluydun…






Küçük bir oda ama çok güzel görünüyor.
Kışın üşümezsin. O kadar sıcak bir oda : )
(Ankara’da biraz zor ama…)
Misafirin olup o odada bir çayını içmek isterim.
Eline yüreğine sağlık dostum.
Dostum harika. Kısa ve öz. Öyle yani.. İşte bu dedim…
Bu odayi seviyorum =)
Hilal ev güzelmiş gerçekten
bir gün akşam geleceğim sana ha! haberin olsun
Odana hayran kaldım, (gerçekten) çok güzel.
O Şebo posterini daha çok sevdim ama
çok güzel olmuş Hilal , özellikle son kısmı harika olmuş..
Birde odaya yorum yapanlara da pes diyorum =) yani önemli olan burda yazı şiir değil mi ? O fotoğraf sadece bir araç olsa gerek…
hiç yazmıyorsun